BAL ARILARININ TABİATTAKİ ÖNEMİ

Yurdumuzda 4,8 milyon Arı kovanı vardır. 75-80 bin ton bal üretilmektedir. Dünyada Kovan  sayısı itibarı ile ikinci, bal üretimi itibarı ile dördüncü durumdadır. Yaklaşık 12 bin çeşit bitki mevcudumuz var. Bunların 3000-3500 tanesi endemik olup Ülkemize has bitkilerdir. Dünya ballı bitkilerin %70’i Ülkemizde mevcuttur. Yaklaşık 150 bin aile arıcılık yaparak geçimini sağlamaktadır.  Sahip olduğumuz arıcı sayısı ve floral zenginliğimiz nedeniyle Dünyanın en güçlü arıcılık sektörlerinden birisi konumundayız.

Dünyadaki mevcut bitkilerin üçte biri kendine kısır çeşitler olup böcekler vasıtasıyla tozlanıp döllenir. Bu bitkilerin  Çiçeklerinin  çok güzel kokmaları , güzel görünmeleri ve nektar salgılamaları böcekleri cezp etmek içindir. Bal arıları doğadaki tozlanma hizmetini düzenli ve disiplinli yapan böceklerdir. Her uçuşta 50-100 çiçeği ziyaret eden arı, çiçekten topladıkları nektar ve çiçek tozlarını ayrı ayrı gözlere depolarlar. Bal arıları  vücut yapısı ve sahip oldukları yetenekleri sebebiyle tozlamaya müsaittirler. Bal arıları bir uçuşta aynı türü, diğer böcekler ise farklı tür çiçekleri ziyaret ederler. Bal arıları tozlanmada diğer böceklerden daha fazla etkili ve verimlidirler.

Bir ülkenin bitki zenginliğini muhafaza etmek, tarımsal üretimde kalite ve verim artışı sağlamak için yeterli bal arısı mevcuduna sahip olması gerekir. Arıcılık bu yüzden çok büyük öneme ve değere sahiptir. meyve ağaçları, çayır, mera, endüsri ve yem bitkileri, ve tohum üretmek amacı ile yapılan zirai üretimler yoğun olarak bal arı tozlanmasına ihtiyaç duyar. 2002 yılındaki araştırma sonucuna göre, bal arılarının ABD tarımsal üretimine katkısı 19,7 milyar dolar olarak hesaplanmıştır. Bu değer bu ülkede üretilen balın 148 kat fazlasıdır. Bu araştırmadan da anlaşılacağı gibi bal arıları tarımsal üretime katkısı kovan sahibine yaptığı katkıdan daha fazladır. Dünyanın bir çok ülkesinde arıcılık tozlanma ihtiyacını karşılamak için yapılır ve  desteklenir. Arıların katkısını bilen ülkelerde tarla ve bahçe sahipleri arıcılara tozlanma ücreti ödemektedir. ABD de yıl içerisinde kovan başına 25-30 dolar ödeme yapılırken 2007 yılındaki  yoğun arı ölümleri ile bu ödeme 150 dolara çıkarılmıştır. Mart 2007 de Newyork Times Gazetesi'ndeki yoğun arı ölümleri haberi büyük yankı yapmış, korku endişelere sebep olmuştur. Bu durumun ülkede tarımsal üretimde kalite ve verim kaybına neden olacağı, sonuçta gıda fiyatları artacağı ve ülkenin gıdada dışa bağımlı olacağı düşünülmüştür.

Toprağı önemli ve değerli kılan üzerindeki bitki örtüsüdür. Bitki örtüsü ise; soluduğumuz hava, içtiğimiz su, yediğimiz gıda ve güzelliklerdir. Bal arılarının katkısını tespit etmek için ülkemizde yapılmış bir çalışma yoktur. Avrupa‘da yapılan araştırmada bir kovanın 1200 Euro değer yarattığı sonucuna varılmıştır. Türkiye de kabul edilen en küçük değer bile esas alındığında bal arılarının doğal hayatımıza katkısı 10 milyar YTL den az olmadığı görülmektedir. Bir ülkenin bitki zenginliğinin muhafazasının ve korunmasının değeri parayla ölçülmez.

Ülkemizde arıcılık sadece bal üretim faaliyeti olarak görülmektedir. Bal arıları bitki zenginliğini muhafaza eden ve tarımsal üretimde kalite ve verimi artıran bedelsiz üretim aracı olarak değerlendirilmelidir. Tabiatını bilinçsizce kullanan Türkiye çöl olmakla karşı karşıyadır. Erozyonu önlemek için bitkiye, bitki için arılara ihtiyacımız vardır. Ülkemizde bir çok yöre çok basit nedenlerle gezginci arıcılara yasaklanmaktadır. Yasak olmayan yerlerde ise konaklama kira bedelleri, çoğu yerde konaklanan arazinin gerçek bedelinden daha yüksektir. Bu yanlış düşünce ve fiili uygulamalar tarımsal üretimde ve doğal hayatta kaynakların heba olmasına  ve ekonomik kayba neden olmaktadır.

Doğal zenginliğe sahip Türkiye’de arıcılık potansiyeli geliştirilmeli ve desteklenmelidir. Son yıllarda Küresel ısınma neticesinde yaşanan kuraklık, arıcılarımızı zarara uğratmıştır. Bu durum karşısında  önlem almak yerine bal ithal etmek, arıcılığın büyük oranda gerilemesine neden olacaktır. Yüzlerce arıcı işsizler ordusuna katılmış, önlem alınmazsa binlercesi bu orduya katılacaktır. Sektörde istihdam azalacak, tarımsal alanda ve bitki zenginliğimizde kayıplar olacak, Bal arılarının yaratmış olduğu katma değer yok olacaktır. Bu tehdit ve tehlike sadece arıcıları etkileyen bir sorun olarak değil, bu ülkede yaşayan ve bu ülkeye sözde değil özde değer ve önem veren herkesin sorunu ve görevidir.

Hazırlayan; Denizli Birlik Başkanı Nihat Çomak'ın  Birliğimize yollamış olduğu rapordan alıntılar yapılarak  birlik üyemiz Necdet Bayazıt tarafından derlenerek hazırlanmıştır.